26 Kasım 2025 Çarşamba

2026 Teknoloji Trendleri

 

Bir analistin sunumda kullandığı şu cümle, tüm konferansın özetini yapmış oldu:

“Yapay zekayı kullanarak müzik yapıyorum.” yerine,

“Yapay zeka ile birlikte müzik yapıyorum.” cümlesini kurmaya başladığımızda yapay zekadan değer üretmeye başlarız.


Dünyanın en büyük bilgi teknolojileri konferansı olan Gartner'da duyduğum bu sözler, dört gün boyunca, 6500 IT yöneticisinin katıldığı etkinlikte ana konuya işaret etmiş oldu: Yapay Zekadan (YZ) Değer Üretmek.


Teknolojiden insana, stratejiden kültüre her konunun detaylıca görüşüldüğü sunumlarda, YZ projelerinin neden hala istenen başarıyı yakalayamadığı da tartışıldı (MIT’nin son raporuna göre YZ projelerinin %95’i başarısızlıkla sonuçlanıyor). Kurumların genellikle "değer" niyeti yerine sadece "yapmış olmak" amacında olması en büyük sebeplerden bir tanesi. 


Analistin cümlesi, yaptığımız işi tamamen YZ'ye teslim etmek yerine, kendi tecrübemizi, bilgimizi ve gelecek öngörülerimizi de sürece katmamızın, değerli bir sonuç çıkmasını sağlayacağını vurguluyor.


Bu cümleyi istediğimiz gibi çoğaltabiliriz:


Yapay zekayı kullanarak uygulama geliştiriyorum. X

Yapay zeka ile birlikte uygulama geliştiriyorum.

Yapay zekayı kullanarak içerik üretiyorum. X

Yapay zeka ile birlikte içerik üretiyorum.


Gartner konferansında katıldığım en önemli sunumlardan bir tanesi de 2026 Stratejik Teknoloji Trendleri sunumuydu. Gartner'ın her yıl yayınladığı teknoloji trendlerinde, bu yıl da YZ'nin etkisi ciddi şekilde görülüyor.


2026 Teknoloji Trendleri:

  1. AI-Native Development Platforms 


YZ her şeyi yapıyorsa yazılım da geliştirsin! Bu anlayışla yola çıkan teknoloji geliştiricileri, üretken yapay zeka kullanarak yazılım geliştiren platformları da geliştirdiler. Bu platformlar sayesinde yazılım geliştirme süreleri kısalarak verimlilik artmaktadır. Önümüzdeki yıllarda çok daha fazla kullanılacağı tahmin ediliyor.

 

  1. AI Supercomputing Platform


Geleneksel altyapılar geleneksel ihtiyaçlara cevap vermek için geliştirildi. Ancak artık kurumların ihtiyacı bambaşka hale geldi. Bu nedenle, daha büyük ve karmaşık modeller geliştirmek isteyen kurumların, özel tasarlanmış ve yüksek performanslı platformlara ihtiyacı her geçen gün daha da fazla artıyor. Öyle ki, Moore yasasından bile hızlı ilerliyor.

 

  1. Confidential Computing


Yapay zeka kullanımının artmasıyla birlikte gizlilik hassasiyeti daha fazla gündeme geldi. Bu nedenle, birden fazla model çalışırken donanım seviyesinde koruma ihtiyacı doğdu. Aynı donanımı kullanan birden fazla kurumun modellerinin ve verilerinin güvenliğini sağlamak için işlemci seviyesinde trusted execution environment (TEE) modüllerinin kullanımı ciddi oranda artacak.

 

  1. Multiagent Systems (MAS)


Ajanlar, ajanlar, ajanlar 😊 Bu kadar YZ ajanını nasıl yöneteceğiz? Aynı işi yapan ajanların tekilleşmesi, birbirine girdi sağlayan ajanların takip edilmesi ve ajanların sağlık durumlarının takibi gibi konular gündem olacak.

 

  1. Domain-Specific Language Models (DSLMs) 

Genel dil modelleri özelleşmiş taleplerde yetersiz kalabiliyor. Bu nedenle, özel verilerle eğitilmiş ve spesifik konularda çalışan domain bazlı dil modelleri ihtiyacı artacaktır. Bu sayede, daha yüksek doğruluk ve güvenilirlik sağlanmış olacak. NotebookLM bunun için güzel bir örnek.

 

  1. Physical AI


Sensörlerle algılayan ve harekete geçen makineleri düşünün. Bunlar zaten hayatımızın her alanında var (otomatik kapı gibi). Bir de bunlara YZ ekleyip çeşitli durumlara göre karar verdiğini düşünün. Otomatik kapının soğuk havalarda daha hızlı kapanıp, birini sıkıştırdığını görünce ona göre kendini ayarlaması gibi. Fena fikir olmadı 😊
İşte YZ tabanlı bu tür makineler endüstrinin her noktasında artış gösterecek.

 

  1. Preemptive Cybersecurity


Artık daha fazla önleyici olma zamanı. YZ’yi sadece siber güvenlik uzmanları kullanmıyor, saldırganlar da aktif olarak kullanıyor. Bu nedenle, geleneksel "tespit et / engelle" yaklaşımından, "önceden hisset ve önlemini al" yaklaşımına gidilmesi gerekiyor.

 

  1. Digital Provenance


Bize ait olmayan bir video ya da ses dosyası şu anda üretiliyor olabilir. Ya da şirketimizde kullandığımız dil modeli aslında kararlarımızı yanıltmaya yönelik tasarlanmış olabilir. İşte bu tehlikeleri tespit edebilmemiz için dijital kaynak doğrulama önem kazanıyor. Bu konuda en önemli adım yasal düzenlemelerin gelmesi ve sıkı takibi. Ülkemizde bu konuyla ilgili çalışmalar başladı. Detaylarına buradan bakabilirsiniz.

 

  1. AI Security Platforms 


Kullanmış olduğumuz YZ platformlarının ve ajanların güvenliğini nasıl sağlayacağız? YZ güvenlik platformları bu ihtiyaca cevap verecek. Bu platformlar, güvenlik politikalarını uygulayarak prompt injection, veri sızıntısı ve ajanların kontrolden çıkması gibi riskleri engelleyebilir.

 

  1. Geopatriation 


Ülkeler arası artan politik riskler ve kutuplaşmalar, verinin yerel ortamlarda tutulmasına yönelik şirketleri harekete geçiriyor. Bu nedenle, lokal yatırımlar artacaktır.

12 Kasım 2025 Çarşamba

Yapay Zekaya Kanuni Düzenleme Geliyor

Yapay zekanın (YZ) baş döndürücü bir hızla ilerlemesi ve hayatımızın her alanında kullanılmaya başlaması, büyük fırsatlar getirdiği gibi ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Kontrolsüz bırakıldığında, kötü niyetli kişilerin elinde adeta bir silaha dönüşme ihtimali taşıyor. Bu nedenle, toplumun faydasına kullanılmasını sağlamak ve riskleri minimize etmek için kanuni düzenlemelerin belirlenmesi çok önemli hale geliyor. 


Bu kapsamda, bilişim teknolojilerini düzenleyen aşağıdaki kanunlara yapay zeka ile ilgili düzenlemelerin eklenmesi hakkında kanun teklifi verildi.


  • Türk Ceza Kanunu
  • Kişisel Verilerin Korunması Kanunu
  • Siber Güvenlik Kanunu
  • İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun
  • Elektronik Haberleşme Kanunu 

Düzenlemenin dört temel amacı bulunuyor:


  • Yapay zeka teknolojilerinin tanımını yapmak
  • Sorumlulukları belirlemek
  • Veri güvenliğin ve etik kullanımı sağlamak
  • Sahte (manipülatif) içeriklere karşı mücadeleyi güçlendirmek 

Dünya devi teknoloji şirketlerinin dahi kendi geliştirdikleri YZ'nin potansiyel risklerinden bahsettiği bir dönemde, hukuki düzenlemenin gelmesi oldukça önemli bir adım. Ancak, düzenleyicilerin önündeki en büyük zorluk bir denge kurmaktır. Düzenlemeler, yapay zeka teknolojilerinin gelişimini ve topluma yaygınlaşmasını engellemeyecek şekilde belirlenmelidir. Bu yazıyı yazdığım anlarda bile yeni YZ modelleri çıkıyor ve üretilen teknoloji hızla eski duruma düşüyor. Bu teknolojik yarıştan düşmemek için sadece suç unsuru kapsamında tartışılması yetersiz kalacaktır. Bu nedenle, kanun maddelerinin gelişim engelleyici olup olmadığı, yalnızca hukukçular arasında değil, teknoloji alanında uzman kişilerle birlikte derinlemesine tartışılarak belirlenmelidir. Bu işbirliği, hem hukuki güvenceyi sağlayacak hem de inovasyonun önünü açacaktır.

 

Düzenlemelerin detayına baktığımızda ise en dikkat çeken madde deepfake içeriklerin engellenmesine yönelik yer alan maddedir. Bu madde ile YZ’nin en büyük risklerinden bir tanesi olan iftira, aldatma veya manipüle etme riskleri minimize edilmiş olacaktır. YZ ile üretilen tüm içeriklerde "Yapay Zeka Tarafından Üretilmiştir" ifadesinin yer alması zorunlu olacaktır.

 

Genel düzenlemeler şu şekilde:

 

  1. Yapay zeka tanımı yapılmakta ve hukuki çerçevesi belirlenmektedir.
  2. Türk Ceza Kanunu’na eklenerek, yapay zeka yoluyla işlenen suçlarda kullanıcı ve geliştiricilerin sorumlulukları netleştirilmektedir.
  3. Kişilik haklarına aykırı, kamu düzenini tehdit eden veya deepfake içeriklerin hızlıca kaldırılması ve erişim engelleme sürelerinin kısaltılması amaçlanmaktadır.
  4. Veri setlerinde ayrımcılık yasağı ve veri güvenliği ilkeleri güçlendirilmektedir.
  5. Seçim güvenliği ve kamu düzeni tehditlerinde BTK’ya acil müdahale yetkisi verilmektedir.
  6. Hizmet sağlayıcılara manipülatif içerikleri önlemek için ek yükümlülükler ve yaptırımlar getirilmektedir.
  7. Deepfake içeriklerin açıkça belirtilmesi zorunlu kılınmakta, aksi halde yaptırımlar uygulanmaktadır.
  8. Erişim engelleme mekanizması yapay zeka yoluyla işlenen suçları da kapsayacak şekilde genişletilmektedir.
  9. Türk Ceza Kanunu’nun uygulanabilirliği yapay zeka tabanlı sosyal ağ sağlayıcılarına da yayılmaktadır.

 

Kanun teklif metnine buradan ulaşabilirsiniz.


1 Mayıs 2025 Perşembe

Teknolojinin Dönüştürdüğü Yeni Dünya


Pazar akşamı, 3. sınıfa giden kızım bir muhtar ya da belediye başkanıyla röportaj yapma ödevi olduğunu söyleyince, tanıdığım tek muhtar olan köyümüzün muhtarına ulaşmaya çalıştım; ancak geç vakit olduğu için başaramadım. O anda aklımıza, son zamanların kurtarıcısı yapay zeka geldi. Muhtarlık görevini yapay zekaya verme fikri hiç fena görünmüyordu. Kızım da bu fikre sıcak bakınca, “Sen muhtarsın ve seninle röportaj yapacağız” diyerek komut verdikten sonra soruları sormaya başladık. Verdiği cevaplar hem doğru hem de öğreticiydi. Sanal bir muhtarla görüşmüş olsak da ödev amacına ulaşmıştı. 

Hepimizin yapay zekayla ilgili buna benzer onlarca hikayesi vardır. Teknolojinin toplumu dönüştürdüğü yeni bir döneme daha hep birlikte şahitlik ediyoruz. Tarih boyunca buna benzer çeşitli dönüşüm dönemleri yaşandı. Bu dönemleri anlayarak, gelecekte bizi nelerin beklediği ve bunlara karşı nasıl hazırlanacağımıza dair fikir edinebiliriz.


İlk dönüşüm, elektriğin icadıyla başladı. Binlerce yıl boyunca her şey aynı kalmışken, elektriğin keşfiyle toplumun çalışma, ulaşım, haber alma ve üretim gibi temel işlevleri dönüşmeye başladı. Bu dönüşüm en temelde nüfus artışına sebep oldu. Artan nüfusla birlikte yeni dünya görüşleri ve rekabet ortamları doğmuş oldu.


İkinci dönüşüm, transistörün icadıyla gerçekleşti. Dikkat ederseniz bilgisayar değil, transistörden bahsediyorum. Transistör, en basit ifadeyle bilgisayarların küçülüp evlerimize, ceplerimize girmesine olanak tanıyan bir icattır. Eğer bilgisayarlar oda büyüklüğünde kalmaya devam etseydi, sadece savunma sanayii ve üniversiteler gibi kurumlar tarafından kullanılacak, toplumu dönüştüremeyecekti.


Üçüncü dönüşüm, internetle oldu. İnternet, bilgisayarlara adeta bir ruh kattı. Bir reklamda şöyle deniyordu: “Hayattan rengi alın, geriye ne kalır ki?” Aynı şekilde, dünyadan interneti alın, geriye ne kalır ki? Teşbihte hata olmaz; internet renk kadar önemli bir unsur haline geldi. İletişim, öğrenme, finans, sağlık, haberleşme, alışveriş gibi pek çok alanda hayatın tam merkezinde yer alarak toplumun dönüşümünde doğrudan rol oynadı.


Dördüncü dönüşüm, mobil telefonlarla geldi. Belki bu görüşe tam katılmayabilirsiniz; daha önemli şeyler aklınıza gelebilir. Ancak paylaşacağım bazı veriler, mobil telefonların bizi nasıl değiştirdiğini gösterecek: Okuma oranları 2012 yılından itibaren ciddi şekilde düşüyor. Okuduğunu anlama oranları 2012’den bu yana ciddi şekilde azalıyor. Depresyon oranları ise aynı yıldan itibaren hızla artıyor. Peki, 2012’de ne oldu? Mobil telefonlar ve sosyal medya kullanımı hayatımıza çok hızlı bir şekilde girdi. Okumayan, okuduğunu anlamayan ve ruhsal sorunlar yaşayan bir toplum tam da dönüşümün içindedir.




Beşinci dönüşüm ise yapay zekâ ile başladı ve devam ediyor. Yapay zekâ üzerine çalışmalar aslında 70 yıl önce başladı; ancak ChatGPT gibi uygulamaların herkes tarafından yaygın şekilde kullanılmasıyla birlikte hem şirketleri hem bireyleri dönüştürmeye başladı. Sağladığı verimlilik artışının yanında, zaten okumayan insanlık için yazmayan ve düşünmeyen bir nesil yetiştirme potansiyeli de barındırıyor. Bu da toplumun nasıl dönüşeceğine dair güçlü bir ipucu veriyor.


Teknolojinin dönüm noktalarını bilmek, yeni dünyaya kendimizi hazırlamak açısından çok önemli. Örneğin, okuma oranları düşüyorsa, biraz daha fazla okuyarak toplum içindeki yerimizi ciddi şekilde farklılaştırabiliriz. Yapay zekânın yapamayacağı beceriler giderek daha değerli hale gelecektir, bu nedenle ilgi alanlarımızı buna göre şekillendirebiliriz. Belki bir gün gerçekten mahallemiz bir sanal muhtar tarafından yönetilecek. Bu fikir o kadar da uzak değil. O gün geldiğinde, bu yazıyı paylaşırız artık :)

1 Aralık 2024 Pazar

Yapay Zeka Sahaya İndi, Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak


İnternet gazeteleri gibi merak uyandıran, ilgi çekici ve iddialı bir başlık olduğunun farkındayım ama konu yapay zeka olunca ne yazarsanız ilgi çekici oluyor.

Yeni bir teknolojinin hayatı şekillendirmeye başlaması için laboratuvarlardan çıkıp toplumun tüm kesimlerine dokunabiliyor olması gerekiyor. Sadece ticari alanda faaliyet göstermesi bile yetmeyebilir. Çünkü, ticari alanda kullanıldığı zaman işi gereği ihtiyacı olan kişilerin kullanımından dolayı toplum faydasına olsa da herkese doğrudan ulaşamıyor. Böyle olunca da teknolojiden değil sonuçlarından fayda sağlanmış gibi bir durum oluşuyor.

Bu duruma en güzel örnek olarak interneti gösterebiliriz. İnternetin gelişimine baktığımızda önce savunma sanayinde kullanılmaya başlandı, sonra üniversitelerde ve kamu kurumlarında devam etti. Ancak, son kullanıcıya doğrudan ulaşmadığı için toplumda tam olarak yıkıcı etkisini gösteremedi. Türkiye’de bunu kıran şey ise üniversite (ÖSS) sonuçlarının internet üzerinden açıklanmaya başlanması oldu. Sınav sonuçlarını mektupla öğrenen nesil bir anda internet üzerinden öğrenmeye başlamıştı. Tabi bu olay internetin aslında ne olduğu ya da nerelerde kullanılabileceği ile ilgili neredeyse herkesin aklında büyük meraklar uyandırdı. Hatta uzun yıllar boyunca internet kafelerin camlarında “ÖSS Sonuçlarına Bakılır”, “TC Kimlik Numarası Verilir” gibi notlar görüldü. (TCKN'yi internet kafeden öğrendiğimiz dönemler!) İnternet böylece hayatı gerçek anlamda şekillendirmeye başlamış oldu.

Diğer örnek Facebook. İnternetin neredeyse tüm toplum tarafından benimsenip kullanılmaya başlaması sonrasında yeni ihtiyaçlar doğmaya başladı. Herkesin aklında aynı soru vardı, ilkokul arkadaşlarımı nasıl bulacağım? 😊 Tam bu noktada imdadımıza Facebook yetişti. Facebook benzeri onlarca arkadaşlık uygulaması olmasına rağmen, Facebook’un doğru soruyu sorarak herkesin ilgi alanına girmesiyle birlikte sosyal medya çağı başlamış oldu.

Bir diğer örnek yine sosyal medya üzerinden. Twitter’ın ilk çıktığı zamanlarda merak edip üyelik oluşturmuştum. Yapılan paylaşımlar Twitter’ın çıkış amacı olan anında durum paylaşımı konseptine uygundu. “Şu anda yemek yiyorum.”, “Hesap ödüyorum.”, “Karnım tekrar acıktı.” gibi ne takipçisine ne de paylaşım yapan kişiye faydası olmayan şeylerdi. Bu şekilde toplumun geneline hitap edemediği için toplumsal yaygınlığı ve etkisi hissedilemiyordu. Ancak, Arap Baharı gibi çeşitli toplumsal ve siyasal olaylarda kitleleri yönlendiren bir araç haline gelince, Twitter’ın kullanım amacı yeniden şekillenerek herkesi etkisine alan bir uygulama olmaya başladı.

Peki son yılların en popüler teknolojisi yapay zekada durum nasıl? 1950 yılında İngiliz matematikçi Alan Turing, “Makineler düşünebilir mi?” sorusuyla yapay zekanın kapısını araladı. Geçen 70 yıl içinde yapay zeka hakkında çok sayıda araştırmalar, çalışmalar yapıldı. Ancak, hiçbir dönem adından bugün olduğu gibi söz ettiremedi. Kullanılabilen veri miktarının özellikle son 10 yılda artması ve çok daha güçlü bilgisayarların üretilmesiyle birlikte yapay zeka endüstride aktif olarak kullanılmaya başlandı. Ticari faaliyetler kapsamında kullanıldığından dolayı merak uyandırıcı hatta gelecek için endişe verici olmasının dışında toplum tarafından magazinsel kavramdan öteye gidemedi. Ta ki ChatGPT’ye kadar. Bir anda tüm zamanların en kısa sürede en fazla kullanıcısına ulaşan bu uygulama yapay zeka tabanlı bir sohbet robotu olarak karşımıza çıktı. Klasik chatbot’lara benziyor ön yargısıyla sorduğumuz tüm sorulara aklı selim ve kendinden emin bir şekilde cevap alınca şaşkınlığımızı ve hayretimizi gizleyemedik. Öyle ki, geliştirdiği yazılımın takıldığı kısmında yardım isteyen, hastaneden aldığı kan sonuçlarını yorumlatan, akrostiş şiir yazdıran, ödev yaptıran, makale yazdıran ve daha birçok şekilde kullanan kişileri görmeye başladık. Sonuçların doğru olması insanları daha fazla kullanmaya ve yeni kullanım alanları üretmeye itiyor. Çok farklı kullanım alanları da göreceğiz yakında. Gerçi ilkokul arkadaşlarımı bulamadı ama neyse. 😊

ChatGPT’nin bu şekilde toplumun her kesimi tarafından kullanılmaya başlanmasıyla birlikte yapay zeka sahaya inmiş oldu ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

 

14 Kasım 2024 Perşembe

Doğal Domates, Yapay Zeka

Dört milyar yaşındaki Dünya’mızda, ilk kez doğal olmayan şeyler üretilmeye başlandı. Yıllarca tamamen doğal bir çevrede yaşarken, şimdi yeni bir dönemden geçiyoruz. Doğal olmayan şeyler giyeceklerden tutun da yiyeceklere kadar her alanda kendisini gösteriyor. Doğal olmayan yiyeceklerden bahsedildiğinde, sebebini bilmiyorum ama aklıma ilk olarak domates geliyor. Belki de mis gibi kokan domatesleri çok özlediğimdendir. Peki neden bu kadar doğal olmayan domates yetiştiriliyor (yıllık 8 milyon ton)? Çünkü doğal yöntemlerle yapılan üretim, artan insan nüfusunun ihtiyacını karşılamaya yetişemiyor. Doğal üretim insan nüfusuna yetişemediği için hızlı ve çok üretimin tek yolu da inorganik yöntemler oluyor. Bu durum neredeyse yediğimiz her şeyde geçerli. Artan talebi karşılamak için ne yazık ki yapay yöntemler karşımıza çıkıyor. İşin sağlık boyutu ayrı, ona şimdi değinmeyeceğim. 

Yapay zeka kavramı ise ilk olarak 1956 yılında kullanılmaya başlandı. Ancak, etkili şekilde kullanılması 60 yıl gibi bir süre sonra oldu ve Kasım 2022’de ChatGPT ile birlikte toplumun her kesimini etkilemeye başladı. Toplumun her noktasına dokunuyor olması, kapağı açılmış bir barajın her şeyi etkisi altına almasına benziyor. Peki, ne oldu da yapay zeka bu kadar gündeme oturdu ve neredeyse onsuz hiçbir uygulama, cihaz veya araç üretilmez oldu? Genelde bu soruya verilen cevap veri miktarının ve işlem gücünün artması oluyor. Aslında temel sebep bunlar değil, artan veri miktarı ve işlem gücü yapay zekayı mümkün kıldı. Asıl sebep insanlığın artık teknolojiye yetişememesi. Hayatın her alanında kullandığımız teknoloji, ihtiyaçlarımızdan ve taleplerimizden daha hızlı hareket etmeye başladı. Bunun sonucu olarak, teknolojiden beklediğimiz verimi almak için insan gücünün yetersiz olduğunu anladık. Örneğin, hastalık teşhisinde radyoloji ve patoloji gibi alanlarda görüntü işleme tekniklerinin çok gelişmesiyle birlikte kanser hastalıkları daha doğru teşhis edilebilmektedir. Teşhis için kullanılan çok gelişmiş bu teknolojilerin ürettiği verileri manuel yöntemlerle analiz edip tahminleme yapmaya yetişemeyeceğimiz için yapay zeka kullanımı ihtiyaç oldu. Bir diğer örneği siber güvenlik alanından verebiliriz. Siber saldırı yöntemleri ve teknolojileri çok geliştiği için, kural tabanlı yazılan savunma mekanizmalarını kullanan siber güvenlik analistleri, saldırıları tespit etmeye ve engellemeye yetişememektedirler. Yapay zeka marifetiyle çok daha hızlı tespit ve tahminleme yapılabilmektedir. Bu ve bunun gibi birçok kullanım alanında yapay zeka, işleri hızlandırmakta ve önemli verimlilik artışı sağlayarak insanlığın teknolojinin hızına yetişmesine olanak sağlamaktadır.  


Doğal olmayan domatesin ve yapay zekanın, hızla artan ihtiyaçlar karşısında "yapay" bir çözüm olarak karşımıza çıkması normal. Sadece dikkat edilmesi gereken ikisinin de getirdiği risklerin farkında olmak ve buna göre önlemler almak. Yoksa gerçekten yetişemeyeceğiz